Bugün

doğumhanede ziyaret

Yayınlanma: 23 Ocak 2026 - 20:56

doğumhanede ziyaret

Telefon sabah çok erken çaldı. Annem heyecanlı ve mutlu bir sesle konuşuyordu: kardeşim bir oğlan çocuğu doğurdu. Uyku anında yok oldu. Hızla kalktım, çabucak hazırlandım ve dışarı çıktım. Dışarısı hâlâ karanlıktı.

Yolda bir bebek mağazasına uğradım, peluş bir ayı, giysi ve küçük bir çıngırak aldım. Kardeşim için bir kutu çikolata aldım. Geleceği ve yakında belki benim de bir çocuğum olacağını düşündüm.

Doğumhane artık çok yakındı. Kapıda elinde bebek olan bir kadın oturuyordu. Yorgun bir yüz, eski bir palto, bozuk paralar için karton bir kutu. Birkaç bozuk para attım ve ileriye doğru adım attım, ama birdenbire kadının ayağa kalkıp tam önümde durduğunu gördüm. Parmakları bileğimi sıktı.

— Burada bekle, — dedi sessizce. 

Şaşırdım ve kendimi kurtarmak istedim, ama bakışları garipti. İçinde ne küstahlık ne de açgözlülük vardı. Sadece endişe vardı.

— Sadece beş dakika, — dedi tekrar ve doğumhanenin yan kapısına başıyla işaret etti.

Kalbim daha hızlı atmaya başladı. Neden burada durduğumu anlamıyordum, ama ayaklarım sanki yere yapışmış gibiydi. Bekledim. Her şey normal görünüyordu ve kadının deli olduğunu düşünmeye başlamıştım ki birden başıma gelenler beni dehşete düşürdü Tam beş dakika sonra girişte çığlıklar duyuldu. Doğumhanenin kapıları çarptı, güvenlik koşuşturdu ve insanları girişten uzaklaştırdı. 

Daha sonra, hapisten kaçan kişilerin hastaneye girdiği ortaya çıktı. Bölümü ele geçirdiler ve kadınları çocuklarıyla birlikte rehine olarak tuttular. Devletten talepleri vardı: serbest bırakılma ve barınak.

Ölümler oldu. Eğer hemen içeri girmiş olsaydım, onların arasında olurdum. Kardeşim sağ kaldı. Bebek iyiydi.

Ve ben uzun süre kapının önünde durdum, bu beş dakikanın hayatımı kurtardığını anladım.

2 / 2